Down Sendromu


  • takla atmada, oturmada, ayağa kalkmakta ya da yürümede zorluk mu yaşıyorsunuz ?
  • motor becerileriniz çok mu zayıf ?
  • uyku ve beslenme sorunlarınız mı var ?
  • konuşma güçlüğü mü yaşıyorsunuz ?
  • yeni bilgileri öğrenmede zorluk mu yaşıyorsunuz ?

Down Sendromu, genetik düzensizlik sonucu insanın 21. kromozom çiftinde fazladan bir kromozom bulunması durumudur. Vücutta yapısal ve fonsiyonel değişiklikler ile karaktarize edilir. Vücuttaki küçük ve büyük farklılıkların kombinasyonu yapısal olarak sergilenir. Down Sendromu sık sık zihinsel kavramadaki bozukluklar ve fiziksel gelişimin tipik yüz görünümü gibi farklı olmasıyla ilişkilendirilir. Down Sendromunda buna ek olarak; el ayasında çift yerine tek derin olarak bulunan avuç içi çizgisi, badem biçimli göz, çekilmiş kısa dudaklar, düşük kas tonosu, ayak baş parmağıyla ikinci parmak arası daha büyük bir boşluk ve küçük ağız boşluğundan dolayı sarkan ve genişlemiş dil görülür.

Serebral Palsi, bebek ve çocuk beyninde oluşan bir hasara bağlı kalıcı duruş, hareket ve denge kusurudur. Serebral Palsi'nin gerçek nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak bebeğin erken doğması, düşük kilo, kan uyuşmazlığı, doğumda bebeğin oksijensiz kalması, annenin hamilelik sırasında geçirdiği rahatsızlıklar beyinde hasara yol açan risk faktörleri taşıdığından Serebral Palsi'ye yol açabilmektedir. SP'li kişilerde görülen en önemli güçlük motor hareket güçlüğüdür. Bunun yanı sıra kaslarda güçsüzlük ve gerginlik, denge sorunu, dikkat ve algılama sorunları, işitme ve konuşma güçlükleri, yeme bozuklukları, görsel bozukluklar görülebilir. Serebral Palsi'yi tedavi edecek bir yöntem henüz bulunamamıştır. Yaşanılan sorunlar geniş bir yelpazeyi kapsadığı için uzman bir ekip tarafından çalışmalar yapılmalıdır.

Down Sendromu, Serebral Palsi ve beyin kanaması, beyin felci, travmatik beyin zedelenmeleri gibi diğer beyin işlev bozukluklarının günlük bazı belirtilerini en aza indirmeye yardımcı olabilen davranışsal, bilişsel ve duyusal müdahale teknikleri geliştirilmiştir.

Öğrenme, beş duyu organı – duyma, görme, dokunma, koklama, tatma – ve bunlara ek olarak denge ve propriosepsiyon (vücudumuzun boşluktaki harket algısı) duyuları aracılığı ile çevreden alınan uyarıların beyinde bazı işlemlerden geçirilmesi ve tekrarlar sonucu oluşur. Öğrenme süreci, bilgilerin duyularımız tarafından algılanması ve beynin ilgili merkezine iletilmesi (GİRİŞ); bu bilgilerin beyinde işlenmesi (İŞLEME); verilen tepkinin beynin ilgili organlarına bildirilmesi (ÇIKIŞ) şeklinde gerçekleşir.

Bizler merkezlerimizde, işleme üzerinde yoğunlaşıp SAS programına özgü testlerle kişinin öğrenmeyi nasıl gerçekleştirdiğini saptamaktayız. Daha sonra “danışana özel” uygulanan programlar ile beyinde işleme süreci güçlendirilerek, yarıküreler arasındaki iletişim geliştirilir. Uyguladığımız programlar okuma ve yazmayı, dikkat ve algılamayı, konuşma ve dili kullanma kabiliyetini geliştirerek daha iyi davranışsal, duygusal ve sosyal durumlara yol açar.

Ekibimizi daha ayrıntılı tanımak ve güncellemelerden haberdar olmak isterseniz web sitemizi daha ayrıntılı bir şekilde inceleyebilirsiniz.


Danışan Bilgi Formu

SAS Centre Danışma Hattı